Bitki Islahında Bir Rekor: Dördüncü Yılda Yeni Çeşit

Pusa 10216 in a field at IARI, New Delhi.

Hindistan, genom destekli bitki ıslah yöntemi ile dört yıl gibi rekor sürede geliştirilen iki nohut çeşidinin duyurusuna hazırlanıyor[1]. Türünün bu ilk çalışmasında, söz konusu genotipler, hem kuraklığa toleranslı ve hem de hastalık dayanıklı. Çeşitler, Hindistan Tarımsal Araştırma Enstitüsü (IARI) ve Raichur (Karnataka) Tarım Bilimleri Üniversitesinin ortak çalışması ile geliştirildi. Bu çeşitlerin ıslahında uygulanan moleküler yöntemler ve genomik yenilikler, nohut gibi baklagiller ve kendine döllenen diğer bitkilerde verimli, kaliteli, çevre ve hastalıklara-zararlılara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesine örnek olacağa benzemektedir. Hindistan, genom destekli bitki ıslah yöntemi ile dört yıl gibi rekor sürede geliştirilen iki nohut çeşidinin duyurusuna hazırlanıyor[1]. Türünün bu ilk çalışmasında, söz konusu genotipler, hem kuraklığa toleranslı ve hem de hastalığa dayanıklı. Çeşitler, Hindistan Tarımsal Araştırma Enstitüsü (IARI) ve Raichur (Karnataka) Tarım Bilimleri Üniversitesinin ortak çalışması ile geliştirildi. Bu çeşitlerin ıslahında uygulanan moleküler yöntemler ve genomik yenilikler, nohut gibi baklagiller ve kendine döllenen diğer bitkilerde verimli, kaliteli, çevre ve hastalıklara-zararlılara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesine örnek olacağa benzemektedir.

Çalışmanın çarpıcı tarafı, kısa sürede çeşit geliştirilmesinin ötesinde, günümüz için çok önemli olan kurağa toleranslı-dayanıklı çeşitlerin elde edilmesidir. Dünyayı tehdit eden küresel ısınma olgusunun üretim ayağı için, kurağa dayanıklı genotiplerin öyle kısa sürede geliştirilebilmesi çok yararlı bir gelişmedir. Aslında bitkilerde kurağa dayanıklılıkla ilgili olarak gerek klasik ve gerekse moleküler ıslah çalışmaları yapılmaktadır. Fakat nohudun genetik haritalama çalışmalarında bu görevi üstlenen herhangi bir gen tanımlanamamıştır. Bu kez araştırıcılar kuraklığa dayanıklılıkla ilişkili diğer karakterlerin gen haritalarına yönelmişlerdir[2]. Önce, tüm eldeki nohut genetik materyalinde, kök derinliği ve kök hacmi gibi kuraklıkla ilgili karakterlerin gen haritaları elde edilmiştir. İşte bu çalışmalarla belirlenen kurağa dayanıklılıkla ilişkili ICC 4958 genleri Pusa 372 yerel ve en çok ekilen çeşidine moleküler koşullarda aktarılarak Pusa 10216 kurağa dayanıklı çeşidi geliştirildi. Çok yer ve yılda yapılan denemelerde, bu yeni çeşit orijinalinden %12 daha fazla verim sağlamıştır.

Aynı yöntemle Karnataka vilayetinde fazlaca tercih edilen fakat fusarium spp. hastalığına duyarlı Annigeri-1 çeşidine, bu hastalığa dayanıklı WR315 çeşidinden gen aktarımı yapılarak,  orijinaline göre % 7 daha fazla verim sağlayan Süper Annigeri-1 çeşidini elde ediliyor. 

Geleneksel olarak, nohut gibi kendine döllenen bitkilerde yeni çeşitlerin yetiştirilmesi 10-11 yıl sürebilir. Dünyanın nüfus artışı, gıdalara olan talebin artması ve küresel ısınmanın etkilerinin bugünden yaşanması karşısında amaca uygun yeni çeşitlerin kısa sürede geliştirilebilmesi, dünya bilimi açısından büyük bir başarıdır. Bu başarıda bilim adamlarının ulusal ve uluslararası düzeyde işbirliğinin önemi yadsınamaz. Özellikle yüzyılımızda küresel sıcaklığın 2,5 – 4,3 ° C artacağı tahmin ediliyorken!

Düşük girdili marjinal arazilerde yetiştirilen nohut (Cicer arietinum L.) dünyada 13,2 milyon hektar bir alanda ekilen ve yıllık 11,62 milyon ton üretilen önemli bir baklagildir. 2020 yılında küresel nohut talebinin 17 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir.

Nohut üretimini etkileyen çeşitli abiyotik (tuzluluk, ısı) stresleri arasında, özellikle büyüme mevsiminin sonunda kuraklık stresi, dünyanın kurak ve yarı kurak bölgelerindeki nohut üretimini ve verim stabilitesini sınırlayan temel bir kısıtlamadır. Kuraklık, nohutta yıllık % 50’ye varan oranda önemli verim kayıplarına neden olur. O nedenle kuraklığa toleranslı-dayanıklı yüksek verimli nohut çeşitlerinin geliştirilmesine büyük ihtiyaç vardır.

Türk tüketicisi için de vazgeçilmez gıda maddelerinden biri olan nohut, 1900’ lerde 800.000 hektar civarında bir ekim alanına sahipken, son yıllarda bu alan yarıya inmiştir[3]. 2018 yılında ise 520.000 hektara ulaşan ekim alanından 620.000 ton verim elde edilmiştir. Aynı yıl Arjantin, Meksika ve Hindistan’dan 93 bin ton nohut ithal edilerek 118 milyon dolar ödenmiştir.

İşte yukarıdaki örnekten hareketle, 120 kg/da olan verimizi yükseltmemiz olası. Tarım Bakanlığı araştırma kuruluşları klasik ıslahla birçok nohut çeşidini üreticimize sunmaktadır. Yukarıda konu edilen moleküler ıslahtan yararlanarak elde edilecek çeşitlerle, Türk ekonomisine büyük katkılar sağlanabilir. Bu potansiyelde onlarca fakülte-bölüm mevcutken “ıslahçı haklarını – royaliteyi[4]” öne çıkararak, yapılan çalışmalar yerine, bu tip ekonomik araştırmalara yönlenme konusunda bir “farkındalık yaratma” kampanyası mı başlatsak! 

Nazimi Açıkgöz


[1] https://www.icrisat.org/genomics-delivers-super-chickpea-in-record-time/

[2] https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3910274/

[3] http://www.zmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=29998&tipi=17&sube=0

[4]Islahçı hakkı – royalite bir çeşidin ıslahçısına ödenen bir bedeldir. Türkiye şu anda özellikle yabancı çeşitlerin sahiplerine çeşidin ekiliş alanına göre yüzbinlere varan $, € ödemektedir. Ülkemizde bu meblağ özellikle kamuda çalışan ıslahçılara ve ekibine belirli oranda yansımaktadır.

4 Yanıt to “Bitki Islahında Bir Rekor: Dördüncü Yılda Yeni Çeşit”


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: